İzmir’de başarılı bir cerrah olan Doğan, acil serviste verdiği mücadelelerin ardından, yıllardır uzak durduğu ailesinin yanına dönmek zorunda kalır. Kız kardeşinin düğünü için İstanbul’a gelen Doğan, geçmişte ardında bıraktığını sandığı hesaplarla yüzleşirken, Hancıoğlu ailesinin içindeki güç savaşlarının tam ortasında kalır. Bir yanda otoriter baba Tahir, diğer yanda hırslarıyla sınır tanımayan abisi Sinan… Doğan’ın gelişi, aile içindeki dengeleri altüst ederken; adalet duygusuyla hareket eden genç ve güzel avukat Çağla, çok sevdiği Behram abisi nedeniyle istemeden de olsa bu kaosun içine sürüklenir. İkilinin yolları geri dönüşü olmayan bir biçimde kesişirken, kaderleri yeniden yazılmaya başlar. Devamında yaşanan beklenmedik gelişmeler ise Doğan’ı, istemese de ailesiyle planladığından çok daha uzun bir süre bir arada kalmaya sürükler.
Tahir Hancıoğlu’nun düğün gecesi yaşadığı saldırı, Hancıoğlu ailesini anda savcılık soruşturmasının ve kamuoyu baskısının içine çeker. Melek, babasını neşterle yaraladığı iddiasıyla aranan bir isim hâline gelirken zaman daralır. Doğan, kardeşini aklamak ve gerçeğe ulaşmak için, Sinan’ın çizdiği tablo, Doğan için adım adım takip edilmesi gereken bir şüphe hattına dönüşür. Çağla ise savcılık cephesinde baskıyı yönetmeye çalışırken, hem Melek’in ifade vermesini sağlamak hem de dosyanın Behram’ın lehine kapanmasını engellemek için riskli bir denge kurar. Hastanede Tahir’in durumu kritik seyrini korurken, aile içindeki gerilim giderek tırmanır. Melek’in izine yaklaşıldığı anda olaylar yeni bir boyut kazanır: Çağla, Sinan’ın aracında Tahir’in vasiyetine ulaşır ve Sinan’ın mirastan çıkarıldığını, her şeyin Doğan’a bırakıldığını öğrenir. Bu gerçek, zaten kırılgan olan dengeleri altüst eder; soruşturma sertleşir, Doğan ve ailesi aynı anda hem suçlama, hem sır hem de hesaplaşma kıskacına girer.
Hancıoğlu ailesi, Tahir’in başına gelenlerle sarsılırken Melek’in cinayet suçlamasıyla tutuklanması aileyi derinden yaralar. Kaçırıldığını ve masum olduğunu haykıran Melek, sahte pasaportun ortaya çıkmasıyla cezaevine gönderilirken Doğan, kardeşini demir parmaklıklar ardında bırakmanın çaresizliğiyle adalet duygusu ve öfke arasında sıkışır. Aile içinde dengeler altüst olurken Tahir’in vasiyetiyle Doğan’ın aile reisi olma ihtimali yeni çatışmaların fitilini ateşler. Behram’ın karanlık planları, Sinan’ın geçmişte yaptığı hatalar ve Çağla’nın vicdanıyla arasında kalan duruşu herkesi geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Doğan, Melek’i kurtarmak için sınırlarını zorlamaya kararlıyken cezaevinde hayatta kalmaya çalışan Melek’i ise çok daha büyük bir tehlike beklemektedir.