Hancıoğlu ailesi, Tahir’in başına gelenlerle sarsılırken Melek’in cinayet suçlamasıyla tutuklanması aileyi derinden yaralar. Kaçırıldığını ve masum olduğunu haykıran Melek, sahte pasaportun ortaya çıkmasıyla cezaevine gönderilirken Doğan, kardeşini demir parmaklıklar ardında bırakmanın çaresizliğiyle adalet duygusu ve öfke arasında sıkışır. Aile içinde dengeler altüst olurken Tahir’in vasiyetiyle Doğan’ın aile reisi olma ihtimali yeni çatışmaların fitilini ateşler. Behram’ın karanlık planları, Sinan’ın geçmişte yaptığı hatalar ve Çağla’nın vicdanıyla arasında kalan duruşu herkesi geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Doğan, Melek’i kurtarmak için sınırlarını zorlamaya kararlıyken cezaevinde hayatta kalmaya çalışan Melek’i ise çok daha büyük bir tehlike beklemektedir.
While the Hancıoğlu family is shaken by what happened to Tahir, Melek's arrest on murder charges deeply wounds the family. Shouting that she was kidnapped and is innocent, Melek is sent to prison when a forged passport surfaces. Doğan is caught between his sense of justice and anger, feeling the helplessness of leaving his sister behind iron bars. While the balance within the family is overturned, the possibility of Doğan becoming the head of the family according to Tahir's will ignites the fuse of new conflicts. Behram's dark plans, Sinan's past mistakes, and Çağla's stance between her conscience and reality drag everyone onto a path of no return. While Doğan is determined to push his limits to save Melek, a much greater danger awaits Melek as she tries to survive in prison.