İki düşman aile, Furtunalılar ve Koçarililerin bitmek bilmeyen savaşı yıllardır sürüp gitmektedir. Geçmişte çok büyük bir sevda yaşayan Adil Koçari ile Esme Furtuna kan hakkı yüzünden karşı karşıya gelirler, Esme Adil’i vurur. Aralarındaki tüm düşmanlığa rağmen Adil KoçariEsme Furtuna’yı ele vermez ve “ben kendimi vurdum” der. Tam o sırada çok uzaklardan gelen Yunan bir Doktor Adil’in hayatını kurtarır. Yunanlı bir anne ve İstanbul Rum’u bir babanın kızı olan bu kız büyük bir sırrın peşine düşüp Trabzon’a gelmiştir. Eleni’nin gelişinden sonra ne Adil için ne de Esme için hayat aynı olmayacaktır.
The endless feud between the two rival families, the Furtunas and the Koçaris, has been raging for years. Adil Koçari and Esme Furtuna, who once shared a great love in the past, find themselves on opposite sides because of a blood feud. In a moment of confrontation, Esme shoots Adil. Despite all the enmity between them, Adil Koçari refuses to betray Esme and claims, “I shot myself.” At that very moment, a Greek doctor who has traveled from afar saves Adil’s life. This young woman, Eleni—the daughter of a Greek mother and an Istanbulite Greek father—has come to Trabzon in pursuit of a deep secret. After Eleni’s arrival, life will never be the same again for either Adil or Esme.