Melek’in konakta kalmaya karar verip Sultan’ın halefi olduğunu ilan etmesi, konakta yeni bir dengeler savaşının başlamasına neden olur. Konağın hanımı olmak, Sultan’ın yerini almak için Melek ve Yıldız arasında yeni bir mücadele başlar. Konağın hanımının kim olacağına dair son sözü ise Serhat söyleyecektir. Bu mücadelede ilk adım Yıldız’dan gelir; iki aile arasındaki buzları eritmek amacıyla Kordağlılar ve Yelduranlar arasında bir yemek organize eder. Ancak Melek’in de bu yemek için kendi planları ve sürprizleri vardır. Sultan ise Meryem’le birlikte yaptığı Sevde’yi ortadan kaldırma planı için Yusuf’u görevlendirir. Şimdi Yusuf, vicdanı ve Sultan’a olan sadakati arasında bir tercih yapmak zorundadır. Diğer yandan madenin olduğu araziden çıkan tarihi eserler,Kordağlılar ve Yelduranlar arasında yeni bir çatışmaya neden olur. Bu durumu kendi lehine çevirmek isteyen Kordağlılar, Akif ile iş birliği yapma yoluna giderler.
Melek’s decision to stay in the mansion and declare herself Sultan’s successor sets off a new power struggle within the household. A fierce rivalry begins between Melek and Yıldız over who will take Sultan’s place as the lady of the mansion. Yet, it is Serhat who will have the final say in this battle. Yıldız makes the first move, organizing a dinner between the Kordağlı and Yelduran families to mend relations, but Melek has her own plans and surprises for that evening. Meanwhile, Sultan and Meryem assign Yusuf the task of carrying out their plan to eliminate Sevde. Torn between his conscience and his loyalty to Sultan, Yusuf faces an agonizing choice. At the same time, the discovery of ancient artifacts on the mining land ignites a new conflict between the Kordağlı and Yelduran families. Seeking to turn the situation to their advantage, the Kordağlıs decide to form an alliance with Akif, a move that will once again shift the delicate balance of power.