Dündar'ı ve gelecekle ilgili kurduğu hayalleri kaybetmekten korkan Handan, çocuklar ve evlilik kararı arasında araftadır. Derya'nın Handan'ın kızı olduğunu zaten öğrenmiş olan Bora ise, babasının Handan'la ilgili planlarından habersiz öğrendiği gerçeği sindirmeye çalışır. Derya ve Bora arasındaki tansiyon giderek yükselirken, Barış'ın Derya'nın çizimlerini görmesi, Derya ve Bora için yeni bir dönemin habercisidir. Diğer yanda, Derya ve Handan'ın pamuk ipliğine bağlı olan anne kız ilişkileri günden güne gerilirken, ne evlilikten ne de çocuklardan vazgeçemeyen Handan, Dündar'a kendince taktik yapar fakat taktiği ters teper. Handan, hayalini kurduğu her şeyle vedalaştığını düşünürken, geçmişin acı hatıralarını bugüne taşıyan bir yüzleşme işin rengini değiştirir. Gözünü karartan Handan, geri dönüşü olmayan bir karar verip Dündar'a yürürken, yolun sonunda onu hiç hesaplamadığı bir sürpriz bekler.
Handan, who is afraid of losing Dündar and her dreams about the future, is in limbo between children and her decision to marry. Bora, who has already learned that Derya is Handan's daughter, tries to digest the fact that she learned unaware of her father's plans for Handan. As the tension between Derya and Bora gradually rises, Barış's seeing Derya's drawings heralds a new era for Derya and Bora. On the other hand, while Derya and Handan's mother-daughter relations, which are tied by a thread, are tense day by day, Handan, who can not give up neither marriage nor children, makes a tactic against Dündar, but his tactic backfires. While Handan thinks that he has said goodbye to everything he dreamed of, a confrontation that brings the painful memories of the past to the present changes the color of the work. As Handan makes an irreversible decision and walks to Dundar, a surprise awaits him at the end of the road, which he never thought of.